SAGALASSOS ANTİK KENTİ. AĞLASUN. BURDUR.

 

Sagalassos, tarihi günümüzden yaklaşık 12 bin yıl öncesine kadar uzanan, yaklaşık 1750 metre yüksekliğinde ve bölgeye tamamen hakim bir tepeye kurulmuş olan Roma döneminin en önemli şehirlerinden biridir. Günümüzde bu kadar ücra bir yerdeyken antik dönemlerde ana yollara yakınlığı sebebiyle çok önemli bir kent haline gelmiştir. Luviler, Frigler, Lidyalılar ve Persler olmak üzere çok sayıda medeniyete tanıklık etmiş olan bu harika kentin antik dönemdeki adı Pisidia’dır.

Roma döneminin en önemli kentlerinden ve seramik üretim merkezlerinden birisidir. Aynı zamanda dünyanın en yüksek tiyatrosunun da buradaki tiyatro olduğu söylenmektedir. Yapılan kazılarda  Marcus Aurelius’un dev bir heykeli de bulunmuştur. Muhtemelen ulaşımı zor ve sapa bir yerde olduğu için antik kentin kalıntıları çok iyi korunmuştur. Çalışmalar devam ettikçe yeni kalıntılar ortaya çıkmaktadır.

Sagalassos Antalya’ya 110km, Isparta’ya 41, Burdur’a  40 kilometre uzaklıkta ve 1750 metre yükseklikte bir tepede bulunmaktadır. Ulaşım olarak zorlu bir yerde olduğu için başka bir yere geçerken uğramak pek mümkün değil. Ayrıca en az 1 gününüzü ayırmanız gerekecektir. Yol üzerinde ise İnsuyu Mağarasına uğrayabilirsiniz tabi. Antik kent Ağlasun ilçesinde yer almakta. Burdur – Antalya yolundan Ağlasun yoluna döndükten sonra yolu biraz sıkıntılı ve virajlı. Bunun sebebi de önce Ağlasun merkezine inmenizin sonra da Sagalassos için 1750 metreye tırmanmanızın gerekmesi. Ama emin olun görecekleriniz geldiğiniz yola fazlasıyla değecek.

Benim tavsiyem, buraya gelirken yanınıza yiyecek içecek bir şeyler alıp öyle gelmeniz. Sagalassos’a ulaştığınızda içeriye girmeden önce kapının önündeki banklarda veya masalarda karnınızı doyurup bütün ihtiyaçlarınızı giderip ondan sonra geziye başlayabilirsiniz. Giriş kısmında kafeterya, wc ve oturma alanları bulunuyor. Ama hem antik kent çevresinde hem Ağlasun’da karın doyurabileceğiniz bir yer yok sayılır. Balıkçılar var fakat sağlıklı bir yorum ve öneri bulamadığımız için biz tercih etmedik.

Ören yerine 2020 yılı için giriş ücreti 14TL. Müze kart ile ücretsiz girebilirsiniz.

İçeriye girdikten sonra ise tam bir zaman yolcuğu içinde bulacaksınız kendinizi. Antik kentte gezerken “bu kısım bitti herhâlde” dediğiniz her yerden devam ettiğinizde daha fazlası olduğunu göreceksiniz. Çok fazla emekle çok fazla yapı ayağa kaldırıldığı halde hâlâ ayağa kaldırılacak çok fazla şey var.

Bu gezi için gezi ayakkabısı giyinmeyi ve yazın geliyorsanız da yanınıza su, güneş kremi ile şapka almayı ihmal etmeyin. Kalıntıları hayranlıkla izlerken zamanın nasıl geçtiğini, ne kadar yandığınızı, ne kadar yorulduğunuzu fark etmiyorsunuz bile.

Antik kentin giriş kapısından sonra düz devam ettiğinizde solunuzda tapınakları, Hadrian Çeşmesini, kocaman bir sütunlu caddenin kalıntılarını ve daha bir çok farklı yapıdan geriye kalanları göreceksiniz. Onların ardından sağ tarafta kaya mezarları ve daha ilerisinde de çeşitli kalıntılar bulunmakta. Bütün bu kalıntıların yanı sıra yolunuzun üstünde çok sayıda kabartma eserler de göreceksiniz. O dönemin şartlarında taşların üzerine nasıl dantel gibi işlendiğini düşündüğünüzde hayranlığınız katlanarak artacak. Kaya mezarlarının olduğu yerden kentin üst tarafına giden bir patika bulunmakta. Tekrar geldiğiniz yere kadar dönmenize gerek yok. 

Biraz daha yukarıya çıktığınızda ise Sagalassos’u Sagalassos yapan Antoninler Çeşmesini göreceksiniz.  Heykeller, kabartmalar, kocaman sütunları ve meydanıyla tam anlamıyla göz kamaştırıcı bir şaheser burası. Arkeologlar ve emekçiler sayesinde günümüzde ayağa kaldırılmış ve çeşmesi tekrar akar hale getirilmiş durumda. Yani zaman yolcuğu için gözlerinizi kapatmanıza bile gerek kalmıyor. 

Yukarıya doğru tırmanmaya devam ettiğinizde başka bir çeşmeye, Neon Kütüphanesi’ne ve tiyatroya ulaşıyorsunuz. Kütüphane tabanındaki



mozaikleri bütün ihtişamıyla ve güzelliği ile görmeniz mümkün. İçeri giriş yasak fakat önünden içerisini izlemeniz mümkün. Tiyatro biraz yıkık durumda fakat büyüleyiciliğinden bir şey kaybetmiş değil. Zaten en tepeye kadar ulaştıktan sonra dinlenmek için en ideal yer de tiyatro. 

İsterseniz tiyatronun yukarısına doğru yürümeye devam edebilirsiniz. Burada da henüz çok ham haldeki kalıntılar var. Zamanla çok daha fazlası da ortaya çıkarılacaktır tabi ki.

Geziniz ve zaman yolculuğunuz böylece bitmiş olacak. Sonrasında da ne kadar yorulduğunuzu anlamaya başlayacaksınız. Çıkışa yönelip aşağıya doğru inmeye başladığınızda ise farklı bir farkındalık oluşacak. Ne kadar yüksekte olduğunuzu ve kentin büyüklüğünü daha iyi fark edeceksiniz. Muhtemelen karşınızda gördüğünüz tepelerde de bambaşka hatıralar ve yaşanmışlıklar toprağın altında bizleri beklemekte.

Gezinizi biraz erken bitirebilirseniz ikindi çayını Ağlasun Merkezdeki asırlık çınarın altında içebilirsiniz. Sonrasında da vaktiniz varsa İnsuyu Mağarasını ve Burdur Merkezdeki müzeyi gezebilirsiniz. Günü bitirip konaklamak düşünceniz varsa tercihinize ve güzergâhınıza göre Ağlasun, Burdur veya Eğirdir’de konaklayabilirsiniz.


Yorumlar