KAPADOKYA. ÜRGÜP. GÖREME. AVANOS. DERİNKUYU.

 

Kapadokya dendiğinde aklımıza ilk gelen şey genellikle Üç Güzeller denilen peribacaları oluyor. Fakat Kapadokya; Nevşehir, Niğde, Kırşehir, Aksaray ve Kayseri’yi içine alan çok büyük bir bölge. Minimum iki gün ayırmanız gerek bir alan. Biz otel olarak Göreme’de bütün bölgenin göbeğinde bir otel tercih ettik. Tabi bu bölgede özellikle de taş otel veya mağara(cave) otel isimli otellerin fiyat seviyesi bütçenizi sarsabilecek seviyede.

Genel olarak peribacalarının oluşmasına sebep olan şey volkanik kalıntılar ve kayaçların farklı aşındırma özelliklerine sahip olması ve zaman içinde sel suları ve akıntılarla bugünkü şeklini oluşturmuştur. Yine bölgedeki kayaçların kolay bir şekilde işlenebilmesi sebebiyle çok sayıda mağara ve yerleşim yeri insanlar tarafından yapılabilmiştir.

Rota planımızı ilk akşam Göreme’de olacak şekilde hazırladık. Akşam otele yerleşip Göreme ve Ürgüp’te ufak bir yürüyüş ve akşam yemeği ile günü bitirdik. Zaten yol yorgunluğu ile erkenden uyumakta hiç zorlanmadık.

İlk günün sabah erken saatlerinde(06:00-07:00) çok zorlanarak da olsa kalkmayı başardık ve Aşk Vadisi adı verilen yerden kalkan balonları izlemeye gittik. Gönül isterdi ki o balon turlarına da katılalım fakat kişi başı 800TL-1000TL arasında bir bedeli var. Biz seyretmeyi tercih ettik. Sonrasında saat henüz çok erken olduğu için otele dönüp kahvaltı ile enerji depoladık. Kahvaltı yaparken de bir yanda rotamızı belirledik.



Bizim rotamız şu şekilde oldu: Paşabağları Örenyeri  - Zelve Açıkhava Müzesi – Devrent  - Avanos – Çavuşin – Vaftizci Yahya Kilisesi -  Göreme Açıkhava Müzesi – Derinkuyu Yeraltı Şehri – Güvercinlik Vadisi – Uçhisar – Üçgüzeller.

Rotayı yazarken 1 güne nasıl sığdırdığımıza ben de şaşırdım. Eğer imkanınız varsa fazladan 1 gün ayırmanız sizin için daha iyi olur tabi ki.

Son olarak da bu gezi öncesinde müzekartınızı almayı unutmayın.

PAŞABAĞLARI MÜZE VE ÖRENYERİ

Bu bölge peribacası oluşumlarını çok net bir şekilde gözlemleyebileceğiniz bir alan. Söylentilere göre eski çağlarda keşişlerin buradaki mağaralarda inzivaya çekilmekteymiş. Girişi müzekatınız ile yapabilirsiniz. Mağazaların olduğu giriş kısmında aynı zamanda restoran ve wc bulunmakta.

ZELVE AÇIKHAVA MÜZESİ

Zelve, bölgenin en eski yerleşim alanı. Aynı zamanda 1950’li yıllara da kadar yerleşim gören bir bölge. Girişi yine müzekart ile yapabilirsiniz.

İlk olarak bu bölgenin çok geniş olduğunu söylemeliyim. Gerçek anlamda gezip görmek için en az 2-3 saatinizi ayırmalısınız. Girişte alabileceğiniz krokiyi de kullanabilirsiniz.

Alana girdiğinizde yolu takip ederek vadinin içlerine doğru ilerlemeye başlayacaksınız. Yol biraz zorlayıcı fakat başka bir yerde bu manzaraları görmeniz mümkün değil. Ufak bir tırmanışın ardından eski yerleşim yerine ulaşabilirsiniz. Bu bölgede eski köy meydanı, köy camisi, eski yerleşim yerleri bulunuyor. Tabelalarda da ayrıntılı bilgileri yazmayı ihmal etmemişler. Eski köy meydanı haricinde girişe yakın olan bölgede şarap üretim yerleri, ibadethaneler ve diğer yapıları da görebilirsiniz. Bence üşenmeden bu bölgenin her yerini adım adım gezmeyi ihmal etmeyin.

 

DEVRENT

Bu bölge biraz da buraya gelen insanların yer şekillerini bireylere benzetmesi sebebiyle meşhur olmuş. En bariz olanı ise deveye benzeyen peribacaları. Ama hayal gücünüze bağlı olarak çok sayıda şekilleri görmeniz ve bir şeylere benzetmeniz mümkün.

 

AVANOS

Kızılmağın üzerine kurulmuş olan Nevşehir’e bağlı bu güzel ve şirin ilçe, bölge gezisi esnasında harika bir ara durak olacaktır. Aracınızı park ettikten sonra buradaki çok sayıda yer altı mağarası ve bu mağaralarda bulunan çömlekçi dükkanlarından birinde çömlek yapımını izleyebilir ve hatıra ürünler alabilirsiniz.

Burada Kızılırmak üzerinde bulunan Avanos Köprüsü de gezilip görülecek yerler arasında bulunuyor.

Bu gezi planını takip ediyorsanız hem acıkmış hem de yorulmuş olmalısınız. Yerel lezzetleri tatmak isteyenler ilçedeki kebapçıları deneyebilirler. Biz Kızılırmak kıyısında harika manzarasıyla Köfteci Yusuf’ta yemek yemeyi ve dinlenmeyi tercih ettik.

ÇAVUŞİN KİLİSESİ

2020 Sonbaharında kapalı olduğu için maalesef gezip göremedik.

 


VAFTİZCİ YAHYA KİLİSESİ

Aslında çok güzel ve görülesi bir yer ama bence burayı gezi planınızdan çıkarabilirsiniz. Çok bakımsız bırakılmış. Buna rağmen gezip görmek isterseniz yayan olarak tırmanmak zorunda değilsiniz. Aracınızla yolun sonuna kadar devam edip kilisenin giriş kısmına kadar araç ile ulaşmanız mümkün. Tabi bu sezon dışında gidenler için geçerli. Kilseye giden yolda çok dikkatli ilerleyin. Merdivenler ve geçişler hem güvensiz hem de bakımsız bırakılmış. Kilise kalıntısı olarak da maalesef çok fazla bir şey kalmamış.

Burası için en garibimize giden şey ise kilisenin alt tarafında bulunan mağaralardaki satılık yazıları oldu. Bölgedeki mağaralar alınıp satılabiliyormuş. Bölge insanı için normal belki ama dışarıdan gelenler için beklenmedik şeyler.

 

GÖREME AÇIKHAVA MÜZESİ

Bölgenin en büyük açık hava müzelerinden biri burası. Girişi yine müzekart ile yapabiliyorsunuz. İçerideki kiliselerin bazılarına giriş için ayrıca ücret alıyorlar. Biz o kısımları görmemeyi tercih ettik. Gişelerin olduğu yerden girdiğinizde çok sayıda rehber yardımcı olmak için beklemekte. İsterseniz ücreti karşılığında rehber hizmeti almanız mümkün. Bu açıkhava müzesi çok geniz bir alan olsa da planlı bir gezi ile kaybolmadan ve çok fazla zaman kaybetmeden gezip görmeniz mümkün. Bölgedeki diğer yerler gibi burada da mağara içine yapılmış çok sayıda şapel, kilise ve çeşitli yapılar bulunmakta.

DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ

Benim çok büyük bir merakla gittiğim ve hayal kırıklığı ile döndüğüm bir yer oldu burası. Öncelikle Kapadokya’ya yaklaşık 45 dakika kadar bir uzaklıkta. Git gel 1,5 - 2 saatlik bir zamanı yola ayırmanız gerekecek. Bir de klostrofobiniz varsa sakın burayı aklınızdan geçirmeyin. Çok ciddi sıkıntı yaşarsınız.

Yine de merak ediyorsanız ve gidecekseniz ilk uyarım aracınızı park ettiğiniz yere dikkat etmeniz. Derinkuyu yeraltı şehrinin konumlandığı bölge biraz tekinsiz bir bölge. Aracınız park ettikten sonra bölgedeki çok sayıda çocuk muhtemelen yanınızda bitecektir. Size bilgiler verip yardımcı olacaklar. Siz de iyi niyetle harçlık vermek isterseniz çevrenizde daha çok çocuk toplamış olacaksınız. Bu konuya dikkat edin.

Buraya da yine müzekart ile giriş yapabiliyorsunuz. Ören yerinde ayrıca wc’de bulunmakta.

Yeraltı şehrine giriş ve çıkış farklı kapılardan yapılıyor. Giriş yaptığınız andan itibaren klostrofobiniz yoksa bile içiniz daralacak. Psikolojinizi hazırlayarak girin.

Bu yeraltı şehrinin çevreden gelen askerlerden ve yağmacılardan korunmak için yapıldığı söyleniyor. Zaten yer altına indiğinizde bunu çok daha iyi anlayacaksınız. Tüneller kasıtlı olarak olabildiğince küçük yapılmış. Teçhizatlı bir askerin geçmesi imkansız. Kat aralarında da sadece içeriden kapatılabilen tekerlekli kapılar yapılmış. Üst katlarda hayvanlar için ahırlar, mutfak, şaraphane bulunuyor. Aşağılara indikçe toplanma alanları, okul, kilise gibi alanlar ayrılmış. Çok sınırlı bir kısmı ziyarete açık ama gezebildiğiniz kadarıyla bile ne kadar büyük bir emeğin eseri olduğunu anlıyorsunuz.

GÜVERCİNLİK VADİSİ

Manzarası ile size Kapadokyada olduğunuzu iliklerinize kadar hissettirecek ve dinlendirecek bir yer burası. Eğer vakit sıkıntınız yoksa atlı gezintiler veya trekking yapabilirsiniz. Ama bizim gibi kısa zamanda çok yer geziyorsanız gün sonundan dinlenmek için ideal bir yer. Vadi manzaralı ve çok hoşunuza gidecek kafelerin birinde birer çay/kahve içip günün yorgunluğunu atabilirsiniz.

UÇHİSAR KALESİ

Kapadokya bölgesinin tepesinde eski çağlarda yapılmış bir gökdelen gibi duran bu güzel yapının tarihi cilalı taş devrine kadar gitmekte. Günümüzde de aynı heybetiyle ziyaretçilerini beklemekte.

Bize göre buraya gelmek için en güzel zaman gün batımından hemen önce. Böylece en tepeye çıkıp bütün bölgeyi görebilir ve güneşin batışını bu harika mazara eşliğinde izleyebilirsiniz. Kaleye girişte müzekart geçerli değil. 8TL ücret ödeyerek giriş yapabiliyorsunuz. Kaleye giriş yaptıktan sonra merdivenleri kullanarak en tepeye kadar ulaşmanız mümkün.

Çevresinde ise çok sayıda hediyelik mağazaları bulunmakta. Buradan kendinize hatıra veya sevdiklerinize hediye alabilirsiniz.



ÜÇ GÜZELLER

Aslında bütün gün benzer peri bacalarını görmüş olacaksınız fakat fotoğraflar ve reklamlarda Kapadokya denince en çok gösterilen tanıtılan yer burası. Türlü efsanelerle, annesinin dibinde bir çocuk ve babasına benzetilen bu doğal yapıyı ziyaret için en güzel zaman güneş battıktan sonrası. Işıklandırmalar ile gerçekten büyüleyici oluyor.

Ulaşım için Ürgüp’e giderken solda dönerken sağınızda kalacak. Rahatça izleyebilmeniz için güzel bir platform yapılmış.

ÜRGÜP

Ürgüp ilçe merkezi yemek yemek ve akşam gezmek için güzel bir alternatif olabilir. Bir de eğer yaşınız kurtarıyorsa ve merak ediyorsanız Asmalı Konak dizisinin çekildiği konak da burada bulunuyor.

Yorumlar